Taş İşçiliğinde 7000 Yıllık tarihi olan Mardin'de İlk Taş Ocağı
Olarak
Yurt içinde ve Yurt Dışında Mardin Taşını Tanıtma ve
Sektörde Lider konumuna çıkmayı hedeflemekteyiz.
Ortadoğu'nun iklim şartlarına uygun olan ( Yazları serin Kışları sıcak)
sıhhatli ve
estetik olarak yapı sektöründe unutulmaya yüz tutunmuş
Taş İşçiliğinde tekrar bir şahlanış yaşamayı hedeflemekteyiz.
Mardin’in ne zaman ve kimler
tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmiyorsa da kuruluşu Eski
Yakın Doğu tarihine göre Subariler zamanına kadardayanmaktadır.
Alman Arkeologu Baron Marvan
Oppenheim’in 1911-1929 yılları arasında yaptığı kazılardan elde
edilen sonuçlara göre: Subariler’in Mezopotamya’da
(MÖ.4500-3500) yaşadıklarını bu tesbite sebep olarak da Sümer ve
Babil katları arasında buldukları kiremitleri göstermiştir.
Gırnavaz Örenyerinde 1982 yılında başlayıp 1991 yılına kadar
sürdürülen
arkeolojik kazı ve araştırmalar sonucunda Gırnavaz’ın
MÖ.4000’den MÖ.7 yüzyıla kadar sürekli olarak yerleşme alanı
olduğu anlaşılmaktadır. MÖ.4000 sonlarına tarihlenen Geç Uruk
Devri, Gırnavaz kalıntılarının en alt kültür tabakasını
oluşturmaktadır. Bu kültür tabakasının üzerinde yer alan Er
Hanedanlar Devri mimarî tabakaları daha çok ölü gömme adetleri
açısından araştırılmış ve değerlendirilmiştir.Tespit edilen mezarlara göre ölüler bu devirde eski
Mezopotamyageleneklerine göre açılan çukurlara dizler karınlarına çekik
olarak yatırılmakta daha sonra yakılan hafif ateşle manevi
temizlik sağlanarak
dünyevi ilişkiler kesilip çukurlar kapatılmaktadır. Mezar içinde
şahsi eşya olarak metal silahlar, metal süs eşyaları ve mühürler
kült ve seramik kap örnekleri çok sayıda tespit edilmiştir.
Sümer Kralı Lugarzergiz MÖ.2850
yılında Akdeniz’e kadar uzandığı seferinde Mardin’i hükmü altına
almıştır.
Şehircilik, sulama ve tarım alanında
ileri bir seviyeye ulaşan Sümerler, geniş fetihler sonucu
güçlerini kaybedince 30 yıl sonra Mardin’i Akadlar’a
bırakmışlardır(MÖ.2820). Akadlar, MÖ.2500 yıllarındaSümerler’le anlaşarak Akad-Sümer Devletini kurmuşlardır.
Prof.Dr. Ekrem Memiş’in “Eski Çağ
Türkiye Tarihi” adlı kitabında: “ Mezopotamya’da büyük
İmparatorluk vücuda getiren Sami Kökenli Akadlarınvesikalarından anlaşıldığına göre,MÖ.3000 sonlarında Mardin merkez olmak üzere Güneydoğu
Anadolu Bölgesi ile Kuzey Mezopotamya’daki Musul ve Kerkük
dolaylarında Hurriler adıyla anılan bir kavim oturuyordu” diye
yazar.
Mardin, MÖ.2230’lu yıllarda Elam
şehri oldu. Amuri ailesinin altıncı ferdi olan Hammurabi, Sümer
topraklarını Babil’in idaresi altına alınca bu kez de Babil
Devleti’ni kurmuş, ardından Yukarı Mezopotamya’ya saldırınca
Mardin’i de istila ederek topraklarına katmıştır.(MÖ.2200-1925)
MÖ.1925 yıllarında Mardin’i işgal
eden Hititler, bir yıl sonra şehri terk etmişlerdir. İran
dolaylarından gelen Ari Irkından Midiller, Mardin ve çevresini
ele geçirmiştir. 500 yıl hüküm süren Midiller bilinmeyen bir
sebepten Mısırlılar’avergiye bağlanmışlar ve bir Midil Prensesini deMısır Firavunu ile evlendirmişlerdir. MÖ.1367 yılında
Midiller arasında iç savaş çıkınca bu fırsatı bilen Asur Kralı
Asurobalit, Mardin ve çevresini topraklarına katmıştır.
MÖ.1190’da Anadolu’dan gelen bazı
Ari ırk kavimleri Mardin’i almışlardır. 60 yıl sonra I.Tıplatpalasır;
Sincar, Nusaybin ve Mardin’den geçerek 20 bin Maşiki kuvvetinin
koruduğu Kemecin’e saldırıp onları yendikten sonra Mardin ve
çevresini tekrar ele geçirmiştir.
MÖ.1060’da I.Asurnasırbal zamanında
Hititler birleşerek Gılgamış yakınlarında Asurlular’ı
yenmişlerdir. Asurlular’ın tekrardan kuvvetlenmeleri üzerine,
Mardin Asur hakimiyetine girmiştir. MÖ.800 yılına kadar
Asurlular’ın elinde kalan Mardin, daha sonra Urartu Krallığı
egemenliğine geçmiştir. Urartu Kralı Mimes zamanında Mardin 50
yıl Urartu idaresinde kalmıştır.
Medeniyetlerin Taşı “Mardin Taşı” ve
Özellikleri
“Mardin Stone” the Stone of
Civilizations
Deniz İskender ÖNENÇ1,Nemci
KIRAL1,
Demir ERKANOL2,
Aytaç TULLUKÇU1
1MTA Genel Müdürlüğü, Maden Etüt ve
Arama Daire Bşk., Ankara
2MTA Genel Müdürlüğü, Bölge Müdürlüğü,
Kocaeli
ÖZ
Medeniyetler izlerini yaşadıkları
ortamlardaki nesnelere işleyerek bırakırlar. Bazı
medeniyetler bu izleri
siler, bazı medeniyetlerde ise; bir
önceki medeniyete saygı duyar ve onun üzerine
medeniyetini inşaa
eder. Mardin’deki antik mezarlara
baktığımızda, hiristiyan(nisrani) mezarlık üzerine
müslüman mezarlığı
yapılmış ve günümüze kadar korunarak
gelmiştir. Beklide ülkemizde ilk örnek olacak bir yapıt,
Mardin
Taşına ince işçilikle işlenerek
oluşturulmuştur. Hoşgörünün büyüklüğü, medeniyetlere
saygının özlemi
kanımızca burada yatmaktadır.
Çalışmalarımız Medeniyet Taşı olarak
kabul ettiğimiz “Mardin Taşı” üzerine;
Mardin-Kızıltepe-Ömerli-
Midyat bölgelerini içine alan geniş
alanda gerçekleştirildi. Detay Maden Jeoloji
haritası(1/25 000 ölçekli),
numune alımları(kimyasal,
mineraloji-petrografi, teknoloji, ön teknoloji) yapıldı
ve Mardin Taşının
litolojik özellikleri belirlendi.
Amacımız ileride büyük ilgi duyulacak bu taşın
yayılımını saptamak,
özelliklerini belirlemek ve günün
teknolojisine uygun şekillerde işletilmelerini
araştırmak ve saptamaktır.
Mardin Taşı Alt Eosen - Alt Oligosen
yaşlı resifal kökenli Hoya Formasyonu içinde
yataklanmaktadır.
Formasyonun ortalama kalınlığı 50-600
metreler arasındadır. Formasyonu meydana getiren
litolojiler;
tebeşirli kireçtaşları, biyomikrit,
dolomitik kireçtaşları, killi kireçtaşları ve fosilli
kireçtaşlarıdır.